Karlar Kraliçesi Masalı

Masallar çocukların hayal dünyasını beslerken, onları geleceğe hazırlar. Haliyle her masal yazıldığı dönemin getirdiği bir çok imge ve alt mesajları ustaca işlemiştir. Bu yazıda Karlar Kraliçesi masalını ele alıyoruz. Fakat bildiğiniz şekilde değil. İnteraktif, alternatif sonları olan, okuma esnasında farklı seçimler yaparak baş kahraman olduğumuz bir masaldan bahsediyorum.

Karlar Kraliçesi Masalı Oku

Masalı okumak isterseniz tamamına uStory üzerinden buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

Biz şimdi kaldığımız yerden devam edelim.

Karlar Kraliçesi Masalı

Hans Christian Andersen, Danimarkalıdır. 1805 yılında doğmuştur. Karlar Kraliçesi onun  yazdığı masallardandır. Yazıldığından buyana geçen 178 yıla rağmen masal bugün de severek okunmaktadır. Yazar yalnızca masallar yazmamış; gezi kitapları, romanlar ve tiyatro eserleri de yazmıştır. Karlar Kraliçesi’ni de 1844’de kaleme alan yazar  o yıllardaki değerleri de masalına yansıtmıştır.

Karlar Kraliçesi Masalında İşlenen Değerler

İyi ve kötü büyücüler vardır. Bu büyücüler kadındır. 1450-1750 yılları arasında kadınları cadı olarak ilan etmiş ve idamları gerçekleştirilmiştir. 1844’teki bu masala yansıdığını düşünüyorum. Hatta masalda Hindistan’da kocası ölen kadının eşiyle birlikte  yakıldığını da yazar.

Karlar Kraliçesi buz gibi, duyguları olmayan, kötü kalpli, büyü gücü olan, kötülük yapan bir kadındır. Nedense bu masalda da kötülüğünü Key’e yani bir erkeğe yapmaktadır. Bu büyünün bozulmasını sağlayan da sevgili saf Gerda’dır. Burada Gerda iyi kalpli olarak değerlendirdiği bir kadındır. Halkın içinden bir kadındır. Elinde sevgiden başka verebileceği bir şey yoktur. Saftır ya,  ne olursa olsun,  Key ne yaparsa yapsın, onu seven bir kadındır. Kötü kalpli, buz gibi soğuk ve çok etkileyici olan  kadından onu kurtarmıştır.

Orijinal masalda büyüden kurtulmamışlardır. Bilinmeyen ülkelerde erkekler ve kadınlar hâlâ Karlar Kraliçesi’nin etkileriyle karşı karşıyadır. Çözüm bireysel olup Gerda'lara bırakılmıştır.

Karlar Kraliçesi Animasyon Filmi

Okuduğum masal eminim ki ilk yazıldığı yılların masalı değildir. Bu kitap İnkilâp ve Aka Yayınları tarafından 1968 yılının baskısıdır. Ne kadar değiştirildiğini tahayyül edebilmek için yeni baskılarıyla karşılaştırmak gerekir ama unutmayalım ki çocuk kitaplarında artık sansürler artmıştır. Masalda olan birçok şeyin çıkarıldığını düşünüyorum.

Karlar Kraliçesi adıyla animasyon filminde  önemli değişiklikler yapılmıştır. Her şeyden önce masalda Gerda ile Key iki arkadaşken, filmde iyi kalpli büyücünün çocuklarıdır. Masalda Gerda ile Key’in aileleri fakirdir. Filmde de çocuklar, kardeş olduklarını bilmeden çocuk yurdunda büyümüşlerdir. Kardeş olduklarını öğrendiklerinde de masalları başlar.

Karlar Kraliçesi aslında masum bir çocukken… Onun kötü olmasının nedeni çocukluğunda aranır. Aslında herkes iyidir, sloganı olabilir mi? Geçmişte yaşananlar yüzünden suçlu olarak başkaları aranabilir mi?

Film Rus yapımı. Bu dikkate alınarak farklı şekillerde de düşülebilir ama kabul etmeli ki üzerinde önemli değişiklikler yaparak masalın çocuğa göreliği sağlanmış. Avrupa’da basılı kitaplar incelense ne gibi değişikliklerle karşılaşacağız?  Umarım araştırmalar yapılır ve biz de sonuçlarını okuruz. 

Karlar Kraliçesi Çizgi Filmi

Karlar Kraliçesi için yerli yapım kısa çizgi filmler de yapılmış. Bunlarda da çocuğa uygun olmasına özen gösterilmiş. Fakat mesajlar azalmış, kısa basit kalıplaşmış değerler dikkate alınmış. Elbette daha iyileri yapılabilirdi ama sansür korkusu bu duruma düşürmüş olmalı. Sansür demişken düşündüğümü de paylaşmak istiyorum. Alanında uzman insanların açıklamaları dikkate alınmazken, sadece bir okurun şikayetiyle bütün çalışmalar ortadan kalkabiliyor. Haksız oldukları halde çamur atılarak; eser  toplatılmış, kaldırılmış, bir başka baskısı yapılmamış oluyor.

Karlar Kraliçesi'ni Yeniden Yazarken

Masalın aslında (1968 yılının) prens ve prensesin bulunduğu bölümde, Gerda yatak odalarına kadar gizlice girer. Key’i bulduğunu sanmaktadır. Bu bölümü değiştirmedim. Çünkü ayağında ayakkabı olmadığı için saraya alınmayan, bu nedenle gizlice giren Gerda’ya hak verdim. Üst başından kaynaklı saraya alınmamasına ben de üzülmüş ve Kuzgunlar gibi gizlice içeriye girmesine izin verdim. 

Karlar Kraliçesi çok uzun bir masaldır. Bölüm sayısı 7’dir. Bu bölümlerin her biri ayrı bir kitap, interaktif kitap olabilirdi. Özellikle 4-7 yaş grubu çocuklar için kısa ve okuması kolay  bir kitap olurdu. Masalımızda 7 bölümü bir masalda toplamak kolay olmadı. Birçok karakter atlandı. İşin tuhafı diğer yayımcıların çekindiği gibi bazı karakterler sansürlendi, değişti. Masalı başlatan şeytanın yaptığı büyülü bir aynadır. Karlar Kraliçesi de büyücü kadın olarak çıkar ortaya.  Ben  Karlar Kraliçesi’ni, büyülü aynanın büyüsüyle kötü olduğunu yazdım. Biraz yumuşattık, çocukları korkutacak bir şey söylemedik. 

Masal yeniden yazılırken Karlar Kraliçesi’nin kötü olmasının nedenini, büyülü bir aynaya yorumladım. Herkes kötü olabilirdi ama o aynayı küçük kız bulmuştu, bu nedenle o kötüydü.  Masalın sonlarından birinde küçük kız yani Karlar Kraliçesi tekrar eski çocuk haline dönmekte. Burada küçük kızın eski haline dönmesi çocukların yardımıyla olmaktadır. Çocuklar birbirlerini desteklemelidir. Masalın sonunda tehdit edici unsurlar, kişiler ortadan kalkar. Aynı olayları bir başkası yaşamaz. Kötülüğe karşı iyilik kazanır. Bu iyiliği yapmak yine sevimli saf masum Gerda’ya  düşmüştür. Birleştirici gücünü kullanması istenmiştir. Bütün her şey özgürlük içindir. Masalın aslında ise özgürlük değil, sonsuzluk kelimesi kullanılmıştır. Key sonsuza kadar bağlı kalacaktır Gerda’ya. Ben de özgürlüğü öne çıkardım. Masalın aslında büyülü aynadan bireysel olarak kurtulmuşlardır. Benim masalımda çocuklar kökten çözmüşlerdir sorunu.

Karlar Kraliçesi İnteraktif Masal Kitabı

Masalların birkaç sonunun olması, küçük okurların başka sonlar da düşünmesini sağlar. Tek neden değil, nedenlerin birbirleriyle bağlantılarını çözer. Düşünmek… Masallarda büyücüler büyülü güç vermezler Gerda’ya. Onun, büyüden daha değerli olan en büyük güç olan sevgisi vardır. Masalın aslında da bu vardır. Bu bugünlerde yavaş yavaş anlamını kaybetse de henüz bunun geçerli olduğunu düşünüyorum. Korunması gereken değerler; sevgi, saygı, dostluk, arkadaşlık… Demek ki 178 yıl sonra bile  aynı kalmış bu değerler. 

Masalda söylenen şarkı ile yaşanan her şeyin geçiciliğini, bunun bir döngü gibi doğal olduğunu anlatır. Ben de buna katılıyorum. Bugün kötü kalpli büyücüyü yenmiş olabiliriz ama yarın yine karşımıza başka bir şeyle çıkmayacağını kimse garanti edemez. Hayatın kendisi bir döngüdür. Mevsimlerin, okul panolarında   döngüsel olarak verilmesi, o yılların hayata bakış açısını gösteriyor olmalı. Bugün buna da birçok yerde son verilmiştir.

Son Sözler

Bu masalların aslında büyüklere yazıldığını unutmamalı. Çocuklara anlatılması istenince zaman zaman değişimlere uğruyor elbette. Değişimler de günün değerlerini yansıtıyor. Umarım ben de geleceğin değişimini gerçekleştirebilmişimdir. Severek okumanız dileğiyle…

Sevgi, saygı, arkadaşlık ve dostlukla…

Nermin Şenol Kalyoncu