
İnteraktif hikâye
Rûbabbah
Feridun Akbeyaz@frdn17- Puan
- 4,8(48 değerlendirme)
- Okunma
- 11 bin
- Son
- 5
- Dil
- Türkçe
Yazarın kaleminden çıkmış, 5 sonlu dallanan bir hikâye.
Hikâye hakkında
Kadını, gördüğü rüyanın etkisinden kurtaran telefon; onun bazı gerçeklerle yüzleşmesini sağlayacaktır. Yapacağı seçimler ve göreceği sonlarla, gerçeği saklandığı yerde bulmaya çalışacaktır. Her kadın gibi kendini büyük tutkulara lâyık görüyor, ama bunu göze alma cesaretini kendinde bulamıyordu. Oysa maceranın gerçek bedeli, kendisini tehlikenin kollarına bırakabilmekti.
Rûbabbah
İlk sayfayı oku
Hikâye böyle başlıyor. İlk seçim senin.
Telefonun çalmasıyla uykusundan fırlaması bir oldu. Eşini Danimarka’ya birkaç günlük iş gezisine yolcu ettikten sonra, salondaki koltukta öyle biraz içi geçmişti. Hemen kalkıp bir bardak su koyup içti. Az önce görmüş olduğu rüyadan oldukça etkilenmiş olacak ki belindeki kaşıntı ve göğsündeki çarpıntı gittikçe çoğaldı. Arayanı merak edip telefona baktı, ama sadece numara vardı; herhâlde yanlış aramıştır diye pek üstelemedi. Pencereye doğru yöneldi, havanın kapalı olduğu ama yağmurun bir türlü yağmadığı günlerden biriydi. Böyle günlerde yatağa yatıp, yorganın altına girip hiç çıkmak istemiyordu. Bir süre sokağı seyretti. Koşuşturma içindeki insanları, mutlu yürüyüş yapan sevgilileri, telaşlı bir şekilde sanki bir yere yetişmeye çalışırcasına koşan adamları, korkutucu hızla geçen moto kuryeleri, tekerlekleri kaydırarak hız yapan arabaları; tuhaf düşüncelere kapılıp seyre daldı. Bu süre içinde belindeki kaşıntı geçmişti. Hangi doktora gittiyse bir türlü sebebini öğrenememişti, ama bu günlerde fazlasıyla artmıştı; strese bağlı olarak düşündü. Çünkü günlerdir değişik sahnelerle tekrar eden, sanki hep aynı rüyayı görüyordu. Tam o anda telefon yine gürültülü bir şekilde çaldı, arayan yine aynı numaraydı. Siyah gözlerinin kesintisiz bir dikkatle yoğunlaştığı telefonun ekranına bir süre düşünceli tavırlarla baktı. Bu numarayı bir yerlerden hatırlıyor olacaktı.
Bazı hatıraları beyninin içindeki kilitli sandıkların en dibine de yerleştirsen, yaşamın içinde öyle bir an olur ki; sanki kalbine bir hançer saplanıp, üstüne aniden bir ışığın düşmesi gibi aydınlanıp ortaya çıkarlar.
Bir anda telefonu koltuğun üstüne fırlatıp, gardırobun en alt çekmecesini açtı ve içinden arada bir günlük yazdığı defterleri çıkarıp; tek tek karıştırdı. Tam on yıl öncesine kadar yazmış olduğu defterin ilk kapağında aynı numara vardı. Evet, arayan oydu.







