
İnteraktif hikâye
Cem Canavar Tarlasında
Zarife Açıkel@acikelzarife- Puan
- 4,7(7 değerlendirme)
- Okunma
- 4,2 bin
- Son
- 5
- Dil
- Türkçe
Yazarın kaleminden çıkmış, 5 sonlu dallanan bir hikâye.
Hikâye hakkında
Gittim büyükanneme, indim bahçeye. Canavar otunu söktüm. Mor bir vadiye düştüm. Başıma neler geldi neler? Cem'in canavarlı macerasında okuyun.
Cem Canavar Tarlasında
İlk sayfayı oku
Hikâye böyle başlıyor. İlk seçim senin.
Günlerden pazardı. Mevsimlerden ilkbahar. Büyükanneme her geldiğimde planlar yaparız birlikte. Asuman büyükannem neşeli mi neşeli, sevimli mi sevimlidir. Onun huyudur, çiçeklerle konuşur. Yine öyle günlerden biriydi. Giydik çizmelerimizi, aldık çapamızı, küreğimizi; indik bahçeye. Başladık çalışmaya. O papatyalarla, gelinciklerle selamlaşıp nergislerle şakalaştı. Ben de büyük saksıdaki ayçiçeğine "Merhaba," deyip suyunu verdim.
Ayçiçeğinin kökünde mor çiçekli harika bir bitki gördüm. Şaşırıp güzelliğine büyükanneme seslendim.
- Bu çiçeğin adı ne? Görmedim daha önce.
Büyükannem saksının yanına geldi. Bakınca mor çiçeğe, ellerini dizlerine vurdu. Az kalsın gözlüğü yere düşecekti.
-Eyvah! Eyvah Cem! Bahçede canavar var.
Canavar lafını duyunca, sağa, sola bakındım. Dizlerim titredi, kalbim küt küt kütledi. Büyükannem güzelim mor çiçekli bitkinin birini söktü. "İşte, canavar bu!" dedi. Diğer saksıları incelemeye yöneldi. Çok şaşırdım ama gülemedim. "Bunlar ışıksentezi yapamadıklarından besinlerini üretemezler. O yüzden bitkileri sömürerek yaşarlar." Ayçiçeğinin arkasında mor çiçekten bir tane daha vardı. Çekip topraktan elime aldım.
- Sen mi canavarsın, güzel çiçek?
- İnanmadın mı?
- Kim konuştu?
Kalbim yerinden çıkacak. İşte şimdi korkuyorum, canavarı elimde tutuyordum.







